vakit iki.    08/05/07

her vakit
bir ertelemeye denk düşerken
kokusu çıkmadan saçından
	kızıllığının
mevsimin yazlığının verdiği
	güneşliliğinle gel ...

her ertelemenin üzüntüye varacağı
	bi' kaç sonraki yılların
daha da olgunlaştırılmış sevdaya
	kavuşacağı
çocuk isimlerini raflardan çıkartıp
	ÅŸiirselliÄŸini kaybettireceÄŸimiz
olmayanlara mektupların adını kaybedeceği
güzel zamanlara varmak üzere gel ...

anlaşılamıyoruz,
tarafımızdan bile ...

git,
gelmek üzere.

mayıs sekiz, 2007
murat arif çeliker

vakit    14/04/07

vakit

gülüşmek için
komik ÅŸeyleri bekleyemediÄŸimiz
vakitlerimiz
senin vaktin ve benim vaktim;
ayrı olarak vakitlerimiz
bir vakit olmak üzere ayrı olan vakitlerimiz
ve
özlem yüklü vakitlerimiz

güzel gözlü gökyüzümün
geride kalmaya yüz tuttuğu
- uzun yaşayamayacağımı hissettiğimden -
geride kalan kısa yıllarımda
yağmur yerine maviliklerin yağdığı
gözlerimin yeşile boyandığı
vakitlerim

ve
sana işaret etmek üzere çıkan
sevmek fiiline ait çekimlemelerimin
ve
seni seviyorumun
romantik espriye tekabül ettiği
vakitlerim

üç noktanın görevini kötüye kullanıp
yüklendiği sorumluluğu altında ezildiği
vakitlerinin denk geldiÄŸi vakitlerim

seni seviyorumun
romantik espriye tekabül ettiği
ve
seni seviyorumun
bize tekabül ettiği
tüm vakitlerim …

bulduğum tüm kelimeler
adına armağan olsun.

nisan 12, 2007
murat arif çeliker.

beÅ? nokta    20/02/07

kimsesiz bir alan için
birçok Å?eyleri vereceÄ?imiz vakitlerdi

bok renkli, devlet kokan binalarda
bahçe gibiydik
kim bilir kaçıncı bi’ kez mevsim gören

soÄ?ukluÄ?u mutlak binaların
var olan ufak sıcaklıÄ?ının oluÅ?umu da
öpüÅ?ümlerimize baÄ?lıydı

daha bi’ o kadar mutluluÄ?a uzak
mutlu bir çift olmamıÅ?tır
biz sayılmazsak

üstelik gördüklerimin en güzeliydi resmin
seni saymazsak

aÄ?latmacı kelimeler
mutluluÄ?a engel olamaz
tek göz iki kiÅ?ilik
gözyaÅ?ı salgılıyorsa

ve,
var olmayan yok olmayabilir de
biz gibi.

bi’ o kadar yaklaÅ?mıÅ?ken
geleceÄ?e
geçmiÅ? zamana geri dönüyordum.

biz giderdik,
bizsizler gelirdi

var olmayan yok olmaya da bilir
biz gibi.

murat ârif �eliker
Å?ubat 17, ‘07

yeni dünya    24/01/07

varlıÄ?ımla yokluÄ?u arasam da
bulabileceÄ?im en derin yokluk saklanmak
tutup atsam ellerimden kendimi
herhangi bir evrene
yine bir varlıÄ?ım olacak
yokluÄ?a adım olarak yalnızca nefes alıÅ?lar
bu beden gömülse de
toprak altında yaÅ?ayacak.
doymayacak yine kalkmak isteyecek
bir soluk nefese muhtaç.

otuzkasım ‘00:08
bursa
murat arif çeliker

sende özlüyorsun deÄ?il mi?
iÅ?te yanında aÄ?laÅ?ıyor mısralar
göz ucuyla bakıyorsun
tanınmamak için
utanıyorsun hatta ellerin gözlerinde
onlar tanıyamıyor kendilerini
okurken yazılanları kendilerine
özlem yakıyor içlerini
gözlerinde dumanlar
hatırlıyorum,
kahverengiydi.

sende özlüyorsun deÄ?il mi?
bir çamur sıçratsa minibüs
geçerken parkların yanından
dönüp bakıyorsun arkana
ellerini açıp sarılmak istiyorsun
aldırmıyorsun çamurlara
aldırmayacaÄ?ını biliyorsun çamurlara
ellerine saracaÄ?ının
sende özlüyorsun deÄ?il mi?
en pis anında bile sevilmesi insanın
sende özlüyorsun deÄ?il mi?
gözyaÅ?ların temizlerken
tüm herÅ?eyi.

binlerce mısra yanıbaÅ?ımda
aynılarından seninkilerin
hala yatak altında saklarım
büyümek önemsizdir gizlemek için
bir gün bulup okursun yenilerini diye
korkarım.

ben özlüyorum.
aÄ?lıyorum,
her mısramın her harfi ıslandı,
yalnız,
Å?apkalı a’lar çok Å?anslı.

onsekiz kasım ikibinaltı
bursa.

habeÅ?istan    07/11/06

bakıÅ?larının donukluÄ?unda arama beni
bilmediÄ?in yerlerdeyim
daha deÄ?memiÅ? rüzgarlar buldum
tenine
onlar beraber,
ben kendimleyim.

bir düzen kurdum kendime
ya da buldum diyelim,
yeni gökyüzü aldım evrenden
yeni renkler
yeni bir güneÅ?
her damla zaten farklı birbirinden
bulutlarım aynı.

yeni bir deniz buldum
yeni kumsallar
yeni kum taneleri
- hepsi altın renginde -
bir düzen kurdum kendime.
ya da buldum diyelim.

arada bir efkarım artar,
yüzerim biraz güneÅ?lenirim sonrasında,
güneÅ?im deÄ?iÅ?ik sizinkinden biraz,
alıyor denizin kırmızı rengini vücudumdan,
bir düzen kurdum kendime,
yaÅ?ıyorum,
günüm 28 saat.

n’olursa olsun arada bir
bulutlara bakmak geliyor
içimden.

murat arif çeliker
yedi kasım ikibinaltı
bursa.

düÅ?ük kurgulu cümleleri kurmayı öÄ?renmiÅ?tim adına
bir yükselir bir düÅ?erdim çünkü
çünkü bi’ aÄ?lar bi’ gülerdim
yüklemini sona atardım
en çok onlar acıtırdı canımı
kurulsaydı yüklemsiz cümle
kullanmazdım.

seni her Å?ekle sokardım
imgeleri öÄ?rendim adına
ne yeni renkler buldum kimbilir,
ne yeni sözcükler duyurdum kulaÄ?ına,
fısıldayıÅ?ımı dünya dolusu insan duyardı
hissettiremezdim hiçbirine
sen deÄ?ildin dahil.

gözyaÅ?larımdan çiçekler açardı
ellerimle topraÄ?ı kazırdım
çiçekler bulur çıkartırdım
sanırdım
gözyaÅ?larımdan çiçekler açardı
varsın sevinirdim,
adımla baÅ?layan cümlelerin
tamamının sonunu
seviyorum düÅ?ünürdüm,
olsun, sevinirdim
çoÄ?u acıtsada canımı.

mutluluk tanımı
bir poÅ?ete denktir hayatımda
akÅ?am eve götürülür
sofra baÅ?ında açılır
herkese bir dilim olsa
yettirir kendini,
gençken bir kere öpücüktür
en ücra köÅ?esinde karanlıÄ?ın
konulan ücralıÄ?a
çocukken bir balık oltasıdır
atılır,
ne çıkarsa bahtına.

düÅ?ük kurgulu cümleleri öÄ?renmiÅ?tim adına,
üç senede doÄ?rultamasam da,
adını yeni kavrıyorum,
ıÅ?ık yapıyorum karanlıÄ?a.

murat ârif çeliker.
beÅ? kasım ikibinaltı,
bursa.

ve sonra.    02/10/06

ve sonra gözyaÅ?larım kaldı
ne mavilik var gökyüzünde artık
ne en sevdiÄ?im renk pembe
ne uzanıp tutabildim ellerini
duvara kazınmıÅ? adın kalmıÅ?
üstünden geçiyorum gözlerimle.

bu sevda gözyaÅ?larıyla bitmeliydi.

uzanıp bir kuÅ? yakalamaya çalıÅ?ıyorum,
kaçıyor.

gidiÅ?in sensizliÄ?i vurgulamalıydı.
Å?imdi nerdesin?

Å?iirlerim eski tadını vermez oldu.
sevda da sonluydu ya
ben yazdım, beni vurdu.

yirmidokuzaÄ?ustos ikibinaltı

Aslında    30/09/06

yaÄ?mur yaÄ?maz oldu Å?ehrimde
giden bulutlar geri dönmedi
gelip kimi ıslatacaklar ki zaten
bir anlamdarı vardı kentin
o da gitti…

kuÅ?larla konuÅ?uyorum artık
yapraklar biriktiriyorum
hüzün iÅ?liyorum sayfa sayfa
yalancı mutluluklarla seviniyorum.

“gerçek olan” sandıÄ?ım ne varsa aslında sahteymiÅ?,
aÅ?k ve sevda gelip geçiciymiÅ?
oturup dikkatlice düÅ?ündüm de
aslında gözlerin mavi deÄ?ilmiÅ?…

muratârifçeliker
25temmuz2006, bursa

– hatta ki Å?arkısı “çaÄ?atay asan” ‘ dan; http://ikinoktayazilim.com/aslinda.wav

Nedim - Gazel    17/02/06

Haddeden geçmiÅ? nezâket yâl ü bâl olmuÅ? sana
Mey süzülmüÅ? Å?iÅ?eden ruhsâr-ı al olmuÅ? sana

Bûy-i gül taktîr olunmuÅ? nâzın iÅ?lenmiÅ? ucu
Biri olmuÅ? hoy birisi dest-mâl olmuÅ? sana

Sihr ü efsûn ile dolmuÅ?tur derûnun ey kalem
Zülfü Hârut’un demek mümkin ki nâl olmuÅ? sana

Å?öyle gird olmuÅ? fireng-istan birikmiÅ? bir yere
Sonra gelmiÅ? gûÅ?e-i ebrûda hâl olmuÅ? sana

Sayfada yayımlanan yazılar aksi belirtmedildiği sürece Murat Arif Çeliker'e aittir. Yorumlar, yorumu yapan kullanıcıların kendi görüşleridir.
açılış - deneyhane - tasarılar - hakkımda - iletişim -

Sitede altyapı olarak Wordpress kullanılmıştır.